"Ne güzel günlermiş?"

29 Haziran 2005


Son günlerde kafam biraz karışık. Sağlı sollu kuşatılmış vaziyette hissediyorum kendimi. Havalar ısındıkça ve günler uzadıkça benim bu dertli halim inadına artıyor. Bizimkinin tez telaşı, jüri fobisi son haddede. Konu mimarlık olunca fazla ahkam kesemiyorum tabi. Neyse birkaç gün içinde (tez jürisi olumlu karar verirse tabi) bu sıkıntılarda bir takım azalmalar bekliyorum artık. Genelde, böyle sıkıntılı ve bir o kadar da zor günlerde, gelecekte bu günleri gülerek hatırlayacağımı kendi kendime tekrar eder dururum. Güzel şeylerden bahseden şarkılara ve kitaplara sararım biraz. Bu aralar kendisi aslında mimar olan rakı içmenin erbaplarından, seksenli yaşlarına rağmen hala delikanlı en alemci insanı Aydın Boysan’ın “Ne Güzel Günlermiş!” kitabı bahsettiğim güzel şeylerden biri. Yapı Kredi Yayınlarından çıkmış bu kitapta “siyasetten müziğe, gündelik hayattan uzay ve evrene uzanan geniş ilgi alanı içinde” birbirinden farklı birçok konuda mizahi yorumuyla yazılarını toplanmış. Üşenmeyin okuyun.
“…Lütfen inanınız ki şimdi size, rüyada gördüğüm bir ülkeyi anlatmayacağım. Böyle bir ülke var. Milletvekilli sayısı: 15. Hepsinin başka ciddi işi var. Gerektikçe toplanıyorlar. Maaş vs. gibi, herhangi bir karşılık almıyorlar. Topu topu, 5 bakan ve görevli… Hem de ikisi tam gün, üçü yarım gün çalışıyor. Polis sayısı 37 . Hapishane boş. Yıllık gelir kişi başı 20 bin doların çok üstünde.
Bu bilgi, eski not kağıtlarının arasından çıkıverdi. Gerçek bu! Liechtenstein burası!.
Politik mizahın güzelliği, gerçeklerden doğuyor… Çirkinliği de.”

İlgili Diğer Yazılar



Yazan Zafer Karkaç  

0 yorum:

Yorum Gönder