Kahve üzerine,
21 Temmuz 2006
Yazdıklarımı karıştırıyordum.
Kahve, kafein falan sarmıştım bir ara moleschino'ya bir, iki yazı yazmıştım.
Kafeinman sayılırım, hakkını vermek istemiştim.
Yazdıklarımdan bir kaç not:
Kafein içeren içecekler kullanım sıklığı açısından nikotin ve alkolü geride bırakan dünyanın en eski uyarıcı maddesi.
Makul miktarlarda alındığında insanda tepki hızının artmasına, uyanık kalmaya ve ruh halinin düzelmesine katkı da bulunuyormuş. Kafeinin etkiside kana karıştıktan bir saat sonra ortaya çıkıyormuş.
Bir de Finlandiya'da kişi başı 145 gram/yıl kafein tüketiliyor ortalama. Finlandiyalılar kişi başına düşen miktarlara bakıldığında en çok kafein tüketen toplum.
Avrupa'ya kahveyi Osmanlılar getirmiş. Hem de elleriyle, sırtlarında, arabalarında her neyse. Viyana kuşatmasından sonra geri çekilen Osmanlı ordusunun geride bıraktıkları ıvır zıvırları toplayan halk, çuvallar dolusu kahvenin ne olduğunu anlamamışlar, bir kısmını yakmışlar. Osmanlı tarafından kaçan bir Polonyalı farketmiş, toplamış kahveleri ve Viyananın ilk kahvecisi olmuş.
Polonyalının torunları ne iş yapar şimdi bilmiyorum ama Starbucks'ın sahipleriyle bir akrabalık hoş olabilirdi. Sadece 35 ülkede satış yapmasına rağmen 8500'ü aşkın bayileri var ve her iş günü 4 yeni dükkan açıyorlarmış. Yakında bizim mutfağa da açabilirler, sorun olmaz.


sana ödevimi yolluyim..