CUMARTESİ AKŞAMI İZLEDİĞİM TAM OLARAK NEYDİ?
23 Kasım 2006
Bu hafta yoğun iş temposundan dolayı cumartesi akşamı gittiğim "etkinlik" i (başka bir isim bulamayacağım) anlatmaya ancak şimdi vakit buldum. ustertuna detaylıca anlattığı için içerik hakkında bilgiyi buradan bulabilirsiniz.
Sonuç olarak gittiğim Broadway'den İstanbul'a Müzikaller'den kısaca notlar:
Afişte ünlü isimler büyük harfle diğerleri küçük harfle yazılmış, hoş olmamış.
Onur Turan- SES ve SAHNE HAKİMİYETİ MÜKEMMEL
Orkestra sahnenin büyük bir bölümünü kapladığından, dansçılar için yer yetersizliği vardı.
Açılış parçasından aksilikler; Sunucu Şevval Sam'ı Şehnaz Sam diye sundu. Dansçının ayağı tüle takıldı, bir diğeri sandalyeyi düşürdü, sonra kendisi düştü. Şevval Sam detoneydi.
Arada güya köyden gelmiş ünlü olmaya çalışan bir karakter, "beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar" ı söylemeye, güya sunucu da onu kovalamaya çalıştı falan şeklinde bir gereksizliği izlemek zorunda kaldık. En kötüsü de bu tüm müzikal boyunca ara ara devam etti.
Sürekli bir telsiz mükrofon yerleştirememe sıkıntısı vardı. Şarkıya çıkışlarda mikrofon tam ağız kısmına denk gelmediği için şarkıyı söylediğini sanan ama bizim sadece ağzını oynattığını izlediğimiz kısımlar vardı. Hatta bir iki kişi o telsizlerin kıyafete takılan walkman tarzı kısmını yere falan düşürdü.
Şehnaz Sam sürekli sahneye giriş çıkışlarda geç kaldı. Şevval Sam bir iki ittirdi, bazısında anladı bazısında anlamadı.
Keremcem'e biri "sen yakışıklısın abi kasıl" demiş, o da kasılmış kalmış. Dans namına iki ileri bir geriden başka bir kıvraklık göremedik. Bir insan küçükken hiç mi düğüne gitmez de bir iki kalkıp oynamaz yav? O zaman müzikalde işin ne? Müzikal bu, hem iyi söyleyip hem iyi dans etmek zorundasın.
O adını küçük yazdıkları kişiler, afişin aksine ne kadar büyük olduklarını ya da hadi o kadar büyütmeyelim, ne kadar daha yetenekli olduklarını bize gösterdiler de en azından biraz olsun sıkılmadık.
Bostancı Gösteri Merkezi oturma yönünden bir felaket. Sandalyeler çok rahatsız. Üstelik bizim oturduğumuz yerde herhangi bir koruma barı olmadığı için çantamı karanlıkta yanıma koyuyorum zannederken yaklaşık 4 m aşağıya oturma karkasının altına düşürdüm. Ara verildi, ben görevlilere çantamı düşürdüğümü söyledim....vs sonuç olarak çantamı düşürdüğüm yere kulis tarafından ulaşıldığı için Emel Sayın'la burun buruna geldik. Şu estetik ameliyatın ucu kaçınca yüz tüm doğallığını yitiriyor ne yazık ki.
Son olarak; sahneye elinin duruşundan sesinin her tınısına kadar yakışan tek kişi SEDEN GÜREL'di.
İlgili Diğer Yazılar
Etiketler: Yasam

