Nefesimi kesen anlar...

17 Şubat 2008


Nasıl bir başlık yazacağımı bilemediğim yazılardan biri daha dediğim bir yazıya komşudan gelen bir mim dalgasıyla başlamak nasipmiş.

Nefesimi kesen anlar sorulduğunda bu sefer ne diyeceğimi bilemedim.

1) İlk aklıma gelen, kaygan yağmurlu bir yolda, belki gereğinden fazla hızlı giderken, öndeki aracın durmuş olduğunu geç farkedip frene asıldığım anla durana kadar geçen vakit. (Hiç keyifli değil)

2) Yalova'da deprem sırasında 45-50 sn kadar nefes aldığımı hiç hatırlamıyorum.

3) Bir bebeğin yürürken düşmesi, düşerken masayı, sivri kenarlı herhangi bir alet edevatın ıskalaması gibi anlar ...

4) Son zamanlarda ortaya çıkan başka bir şey de, birinin yüksek yerlerde açık pencere önü ve balkon gibi yerlerde dışarıya benden daha yakın olması ve ani hareketlerde bulunduğu anlar...

"İyi" diye nitelendirilebilecek bütün anlarda aldığım her nefesin kıymetini bilmek gerektiğine inandığımdan mıdır bilmiyorum, aklıma gelen tüm iyi, güzel, sevinçli, romantik anlar ile "nefesimi kesen anları" kafamda bağdaştıramadım. O yüzden fazla uzatmayayım. Belki daha sonra...

İlgili Diğer Yazılar



Yazan Zafer Karkaç  

0 yorum:

Yorum Gönder