Şu geçtiğimiz birkaç hafta kendini "zor zamanlar…" kısmına yazdırmayı hak etti.
Neden mi?
1. Krizden olayı "iş" tam anlamıyla çılgınlıklar seviyesinde seyrediyor. Kastım yoğunluk değil batanlarla ilgili stres ve sıkıntılar daha çok…
2. Dişçiye gidip gelmekten gına geldi artık, iş çıkışı yetişemediğimden ve hafta içi çıkıp gitmek de problem olmaya başladığından bütün randevularım Cumartesi gününe yığılmış vaziyette. Hal böyle olunca Cumartesi öğlenden sonra ki zamanlarım sürekli klinikte geçiyor. Her Cuma gecesi peşimde koşturan dişçilerden kaçtığım kabusların tekrarlarını görüyorum.
3. Bu ay ki sürprizim Sandık Kurulu Seçmen Üyeliğim için karakola çağrılmam ve elime tutuşturulan tebligat oldu. Seçimlerde sandık başında görevliymişim. 06:30'da sandık başında hazır olmam gerekiyormuş.
-"Neden ben?"
- hiçbir fikrim yok.
* Fotoğraf Flickr’da şu kişiye ait.