20 Nisan 2009

Blog Ödülleri 2009

Geçen sene olduğu gibi bu sene de Blog Ödülleri yarışmasında Kişisel kategorisinde Karalama Defteri de var. Yok öyle iddialı falan olduğundan değil. Destek olmak ve ben de varım demenin bir yolu.

Bu blog bö!2009 adayı ve sizin oyunuzu bekliyor!

İlla "oy verecem ben" diyorsanız. Şuradan açılacak olan sayfada kayıt vs. işlemleri halledip kolayca oy verebilirsiniz. Diğer kategorilerdeki blogları görme ve onlara da oy verme fırsatınız olacak.

Bu yarışmaya emek veren arkadaşlarla Hürriyet İK'nın yaptığı röportaja da bir bakın.

18 Nisan 2009

Benim ülkemde neler oluyor?

Benim ülkemde artık neler oluyor diye sormamak için kendinde olmamak gerekiyor?

Demokrasinin olmazsa olmazlarından biri olan Sivil Toplum Örgütlerinin Türkiye’de en başarılı olanlarından biri olan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği hukuka aykırı bir çok noktası bulunan bir aramaya maruz bırakılıyor.

Aramalardan ne çıkacağı belli olmasa da Derneğin elini kolunu bağlayarak işlemez bir hale getiriyor. Binlerce öğrenci bursunu alamaz hale geliyor.

Delil diye toplanan eşya ve evrakların içinden “Nutuk” ve Atatürk posterleri çıkıyor.

Benim ülkemde artık nasıl oluyorsa Nutuk ve Atatürk posteri bulundurmak suç olmaya doğru gidiyor.

Bazı gazeteler durumdan fırsat yakalama peşine düşüyor kanserle mücadele eden bir insanın başındaki bandanadan yola çıkarak “anlamsızca” ve “sadistçe” haberler yapıyor.

04 Nisan 2009

Yol maceraları…

68/365: The Sparkle

Her gün iş için Anadolu-Avrupa Yakası arasında mekik dokuyan insanlardan biriyim.

Yollarda geçen süreyi hesaplamaya kalktığımda ay sonunda korkunç rakamlarla karşılaşıyorum.En iyi ihtimalle günlük gidiş-geliş süresi 2 saate yakın bir vakit alıyor. Böyle olunca da ayda 40 saat civarında arabanın içinde direksiyon başında geçirdiğim ayrı bir hayatım var.

Sabahları yolda kahvaltıvari bir şeyler yemeğe alıştım.

Akşamları Power FM’de Bay J ile bir veya iki saat geçiyorum. Akşam haberlerini dinliyor. Mehmet Barlas – Emre Kongar’ın tartışmalarını dinliyor. Artık sıkıntıdan bağıra çağıra şarkı söylemeye başlamışken eve varıyorum.

Her ay 2 güne yakın bir süreyi yola harcayınca ister istemez insanın psikolojisi de değişiyor(dur) diye düşünüyorum.

Bana ne gibi bir etki yaratıyor bilemiyorum, anlamam da zor. Ama şunu biliyorum ki, eve vardıktan sonraki ilk yarım saat gerçekten daha asabi ve yorgun bir insan oluyorum.

Araç başında büyük çoğunlukla sakin ve dikkatli bir sürücü olduğumu, direksiyon başında ultra anlayışlı ve acele etmeyen bir tarz belirlediğimi, zaman zaman avazım çıktığı kadar bağırsam da karşımdakilerin bön bön bakışlarından beni duyup duymadıklarını kontrol ettiğimi, köprüde sağ taraftaki OGS gişelerini kullandığımı, köprüdeki ek şeride girmek için insanların üzerine üzerine gitmediğimi, emniyet şeridine girmediğimi ve girenlere küfür ederek meditasyon yaptığımı belirtmekte fayda var. Aksi durumdaki psikolojik yıpranma daha da fazla oluyor.

Her neyse, kendine vakit ayırma konusunda sınıfta kalmış bir insan olarak, var olan zamanımın bir kısmı yollarda geçiyor. Ömür geçiyor, yollar bitmiyor.

Pazartesi Obama İstanbul'a geliyor. Biz aynı saatte doktora ulaşmaya çalışıyor olacağız. Peşinden toplantıya yetişmeye çalışacağım (yeniden). Yiyecek bir kaç şey ve yolda dinlemek için yeni bir playlist hazırlamalıyım. Yeni hafta sürprizlere açık…

Paylaş

Son Yazılar

"Karalama Defteri" içeriğinden, 'kaynak göstermek' koşuluyla 'alıntı' yapılabilir; diğer kullanımlarda, 5651 ve 5846 sayılı kanunlara aykırı davranmış ve yaptırımlarından sorumlu tutulacağınızı kabul etmiş olacaksınız.