tag:blogger.com,1999:blog-12961542.post-1785332148072791522008-01-03T12:46:00.000+02:002008-02-26T22:01:13.347+02:002008-02-26T22:01:13.347+02:00ÖZCAN DENİZ&EMRE AYDIN DÜETİ<a href="http://www.emreaydin.org/album_intro.jpg"><img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://www.emreaydin.org/album_intro.jpg" border="0" /></a> Dün akşam Zoti arka odada bilgisayarda büyük bir ciddiyetle yazarak çalıştığı Manager'ını oynarken ben de TRT1'deki Özcan Deniz'in <a href="http://www.trt.gov.tr/wwwtrt/progdetay.aspx?kimlikid=2381&amp;tur=TV&amp;saat=21:45&amp;kanaladi=TRT1&amp;gunu=09.01.2008">İki Renk </a>programına takıldım.<br /><br />Programın konuğu Emre Aydın'dı. Seyrederken fark ettim ki takım elbise, racon kesme ve ağır abi olma babında ne kadar Emre Aydın'ın üzerinde eğreti duruyorsa Emre Aydın'ın söylediği tarz da Özcan Deniz'in üzerinde öyle eğreti duruyordu.<br /><br /><br />Emre, lisede üzerine zorla giydirildiği için isyan eden ve bunun acısını da üstünden başından çıkaran lise öğrencileri gibi gömleğinin etekleri dışarıda, yakası açık ve bir yana kaymış, ceketinin kolları sıyrılmış şekilde şarkılarını tam gaz söylerken, Özcan Deniz de açık gri takım elbise içerisine giydiği siyah tişörtü ile şarkıya hem vokal yapıyor hem de sanki arabesk şarkılarına ritm tutar gibi şarkıya yakışmayan hareketlerle bir yandan ritm tutuyor, bir yandan da mikrofonu falan titretiyordu. Olmadı mı olmuyor işte. Ne rockçıya efendi kılıklı bir şekilde, üzerinde jilet gibi duran takım elbise ile program yaptırabilirsin ne de arabesk sanatçısına layıkıyla rock söyletebilirsin.<br /><br /><br />Ama yine de güzel programdı yakaladığım yerden sonuna kadar izledim.<br /><br /><br /><br />Emre Aydın türkçenin anlam yüklemelerini iyi kullanan ve bunları kaliteli melodilerle destekleyebilen bir albüm yapmış. Kelime oyununu ya da herkese tanıdık gelen hafıza kırıntılarını kullanmayı çok seviyor ("zil çalınca üzülürdük ya", "sil gözünün yalnızlıklarını", "karla karışık yağar hüzün" gibi.). Albümünü ilk dinlediğim andan itibaren hiç yabancılamadım ve kısa bir süre içerisinde de çok sevdiklerim arasına girdi ki bu her albümün harcı değildir.<br /><br />Bunun yanında albümündeki en sevdiğim şarkının ismini bilmiyorum malesef çünkü hiç bir yerde yazmıyor. 10. şarkıdan sonra albüm bitti zannediyorsun, uzuuun bir sessizlik, tam 4 dk ve hatırlayamadığım küsuratı sonrasında şarkı, usul usul akustik gitarla başlıyor ve öylece geldiği gibi de bitiyor. Baştan dinleyeyim desen önce 10. şarkıyı dinlemek ve yine 4 dk...falan beklemek zorundasın. Yani CD'de öyle en azından.<br /><br /><br /><br />Neden şarkıyı öyle bir yere koymuş, koymuşsa adını niye yazmamış, bakalım kim fark edecek oyunu mu oynamak istemiş bilmiyorum ama benim en beğendiğim şarkısı odur.<div class="blogger-post-footer">www.karalamadefteri.com'da yayınlanan yazıları okumaktasınız. Farklı bir yerde kaynak gösterilmeden yayınlanması bizi rencide edecektir.</div>Shemsahttp://www.blogger.com/profile/14386617283941014112noreply@blogger.com3